geriye kalan

Posted February 11, 2006 by yummyster
Categories: şiirsel

acı çekmek zevk verir oldu savruk bedenime,
tatlı canımı yaktım aşkın ateşinde.
akıl almaz bir yerdeyim…
ne kaldı benden geriye?

“tık, tık”

Posted January 17, 2006 by yummyster
Categories: şiirsel

bilmiyorum hiç balık tuttun mu?

hani balık gelip oltaya “tık, tık” diye vurur ya..

işte öyle düşünceler var kafamın içinde

vurup vurup kaçıyorlar arsızca..

fotografinin yozlaşma süreci…

Posted January 16, 2006 by yummyster
Categories: fotoğraf üzerine

Elinizde bir fotoğraf makinesi var diyelim. Fotoğrafın ilk çağını atlatmış yeni nesil bir dijital kamera. Onunla ne yapacaksınız? Neden aldınız? Eğer cevaplarınız arasında “ben fotoğrafçı olacağım veya fotoğraf sanatçısı olacağım” varsa, “kamera obskura” nedir, bunu araştırıp öğrenmiş olmalısınız. Ne de olsa elinizdeki yeni nesil dijital kameranızın dedesi odur. Fotografinin hayatımıza girme hikayesini araştırmalısınız ve fotoğrafın sizce ne demek olduğunu saptamalısınız.[1]

Gelişen teknoloji hemen hemen her alanda olduğu gibi fotoğraf alanında da kendisini göstermiştir. Yakın sayılabilecek bir geçmişte sanata farklı bir malzeme olarak giren fotografi, kendini sürekli geliştiren teknolojik bir malzemedir ve teknolojik gelişimle doğrudan bağlantılıdır. Fotografiye anı veya belge fotoğrafçılığı olarak değil de, daha sanatsal bir gözle bakarsak fotografik ürünlerin gelişimini ve üretimini yalnızca teknolojiye bağlamak yanlış olur. Belki sanattan da öncelikli olarak, fotografinin özünde “fotoğraf çekmek” yatar. Gözünüz vizördeyken gördüğünüz görüntünün sanat ürünü olup olmayacağı kaygısını yüreğinizde hissedip, “deklanşöre basmak”la “fotoğraf çekmek” arasındaki farkı yaşıyor olmanız, o karenin sanat eseri olması için önemli bir etken olabilir. “Fotoğraf çekmek” ile “deklanşöre basmak” aynı şey değildir.. [2]

Dijital fotografi, fotografinin zaten muallak olan sanat dünyasındaki yerini daha da zor bir duruma sokmuştur. “Deklanşöre basmak” fotografiden veya sanattan anlayan anlamayan herkesin yapabileceği bir eylem olmakla birlikte, dijital kameralar hayatımıza girmeden önce fotografiden veya sanattan anlamayanlar bile deklanşöre basmadan önce iki kere düşünmek zorundaydılar. Çünkü dijitale oranla filme çekim yapmak çok daha masraflıydı. İki kere düşünmek insanları en azından bir arayış içerisine sokuyor, doğru ve güzel kareyi yakalamak için düşünmeye zorluyordu. Fotografinin dijital ortama geçmesiyle birlikte milyonlarca insan düşünmeksizin deklanşörlere basarak fotoğraf çektiklerini sanmaya başladılar. İşte bu noktada, fotografinin yozlaşma süreci başladı.

Yüksek teknoloji ürünleri arasında yer alan cep telefonları, her geçen gün gelişmekte ve yeni özellikler kazanmakta. Hatta o kadar sıklıkla yenilenmişlerdir ki, bu bir moda şeklini almıştır. Bugün son model bir cep telefonuyla müzik dinleyebiliyor, oyun oynayabiliyor, mesajlaşabiliyor, internete bağlanabiliyor, ses kaydı yapabiliyor, televizyon izleyebiliyor, resim ve video çekebiliyorsunuz ve tabi isterseniz konuşmak içinde kullanabilirsiniz.. . Elbette bütün bu özellikler insanları cezp ediyor, fakat cep telefonlarında kamera özelliğinin bulunması bir avantaj gibi gözükse de aslında dijital görüntü kirliliği yaratmaktadır. Düşük görüntü kalitesi ve bilinçli bilinçsiz herkesin her şeyi çekmesi imaj kirliliği yaratan etkenlerdir. Yanında her zaman fotoğraf makinesi taşıyan insan sayısı, yanında her zaman cep telefonu taşıyan insan sayısına oranla çok düşüktür. Fotoğraf makinesi taşıyan insanlar öyle yada böyle fotoğrafla ilgilidirler, sanatsal kaygılar taşımasalar bile yürekleri yansır çektikleri karelere.

Şunu belirtmekte yarar var: burada bahsettiğimiz dijital fotografinin getirmiş olduğu olumsuz yönler; geleneksel fotografiye saplanmış kalmış, teknolojiyi hiçe sayan, değişime ve yeniliklere açık olmayan bazı üst kuşak fotoğrafçıların dijital fotografiye bakış açılarından çok daha farklıdır.

Günümüzde dijital kameraları reklam çekimlerinde, sanatsal katalog çekimlerinde ve çeşitli alanlarda kullanan bir çok fotoğrafçı var. Hepsi de dijital teknolojinin nimetlerinden ve kolaylıklarından en iyi şekilde yararlanarak iyi işler ortaya koyuyorlar. Dijital ortam o kadar korkulası ve uzak durulası bir şey değil aslında. Aksine, doğru anlaşıldığında ve kullanıldığında insanın ufkunu genişleten bir yapısı var. Sadece, bütün bu olumsuzlukları önleyebilmek için doğru amaçla kullanılması şart.



[1] Cüneyt, Süer. “Fotoğrafın Felsefesi”. Photo Digital, Say: 34, Eylül-Ekim, 2004. sayfa: 42.

[2] Reha Bilir. “Fotoğraf mı Sanat. Fotoğrafçı mı Sanatçı?”. Photo Digital, Sayı: 35, Eylül- Ekim, 2004. sayfa:48.

zaman zaman..

Posted January 12, 2006 by yummyster
Categories: şiirsel

zaman zaman durdu zaman, fark etmediler zamansızlıktan

gün geldi hapsettiler zamanı belli bir zaman

gün geldi hapsoldular bilmiyorum ne kadar zaman

anlayamadılar,kavrayamadılar

kimse fark etmedi öldükleri zaman ..


Follow

Get every new post delivered to your Inbox.